Geçen hafta Özbekistan’daydım. Londra’dan kalktım İstanbul aktarmalı gittim. Taşkent, Buhara, Semerkant, Ürgenç, Hive…
Ötüken’den Ürgenç’e, Hive’ye... Geçen hafta Özbekistan’daydım. Londra’dan kalktım İstanbul aktarmalı gittim. Taşkent, Buhara, Semerkant, Ürgenç, Hive…
Özbek akedemisyen rehberimiz Doç.Dr.Maksud Gülman koluma dokundu: “Ata yurdu burası.
Oğuzlar, Kıpçaklar buradan kalktı. Harezm’den Azerbaycan üzerinden Türkiye’ye yürüdü.”
Haklıydı. Ama eksikti.
Çünkü benim bildiğim bir İlk Vatan var. Bir de onun çocuğu olan İkinci Vatan
İlk Vatan: Ötüken
Mete Han MÖ 209’da orada otağ kurdu. “Islık çalan ok”la orduyu yönetti. Çin Seddi’ni o yaptırdı.
Bumin Kağan 552’de orada “Türk” adını devletleştirdi. “İl tut, töre yaşat” dedi.
Bilge Kağan 732’de orada taşa kazıdı: “Ötüken’de otururken il tutarsın. Ötüken’den çıkarsan ilini kaybedersin.”
Türk’ün tapusu dede ana baba evi
Ötüken anayurt. Kut’un indiği yer. Türk’ün tapusu.
Göç: Kuzeyden Güneye
840’ta Uygur yıkıldı. Biz Ötüken’den indik. Kırgız vurdu, aç kaldık, dağıldık.
Oğuz güneye indi. Sır Derya boyuna. Kıpçak batıya, Deşt’e.
Kuzeyden aşağı indik ama ölmedik. Yeniden devlet olduk.
İkinci Vatan: Ürgenç - Hive
Ceyhun boyu yeni Ötüken oldu.
1040 Dandanakan’da Selçuklu Oğuzları devlet kurdu.
Harezmşahlar Hive’den, Ürgenç’ten dünyaya hükmetti.
Ürgenç’te Ceyhun’a baktım. Celaleddin Harzemşah’ın atıyla atladığı su. Teslim olmaktansa nehre vurdu kendini. Cengiz bile arkasından baktı: “Baba başka, oğul başka.”
İşte o nehir, Anadolu’nun kapısı. Dedem oradan geçti.
Cengiz 1221’de Ürgenç’i yıktı. Timur 1388’de Ürgenç’i tarla yaptı, arpa ekti. Ama şehir her seferinde yine ayağa kalktı. Çünkü Türkler, Oğuz-Kıpçak oradaydı hep.
Hive 1717’de de Rus ordusunu gömdü.
“Biz bitti demeden bitmez” dedi.
Akedemisyen rehberimiz Doç.Dr.Maksud Gülman haklıydı.
Anadolu Türkünün direkt atayurdu (2.Vatan) Ürgenç’tir, Hive’dir, Buhara’dır.
1000 yıl önce oradan kalktık. Azerbaycan’dan geçtik. Malazgirt’te yeni Ötüken kurduk.
Ben de haklıydım. Çünkü Harezm, Ötüken’in çocuğu. Ötüken 840’ta düştü, kut Ceyhun boyuna indi. Ceyhun düşünce Anadolu’ya indi.
Tarih apartman gibi. Ötüken temel kat. Ürgenç-Hive birinci kat. Anadolu ikinci kat. Hepsi aynı bina.
Öz’e Dönmek
Bilge Kağan bağırıyor taştan: “Titre ve kendine dön! Ötüken ormanından ayrılırsan ilini kaybedersin.”
Biz 840’ta fiziken ayrıldık. Ama zihnen ayrılırsak biteriz.
Londra’da da olsam, Ürgenç’te de olsam merkezim belli: Önce Ötüken, sonra Ceyhun.
Biri anam, biri atam. İkisine de ihanet edemem.
İlk Vatan’dan İkinci Vatan’a yürüdük. Şimdi İkinci Vatan’dan nereye?
Cevabı yine Bilge’de: “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe, töreni kim bozabilir?”
Töreyi bozma. Gerisi teferruat.
* * *

Özbek akedemisyen rehberimiz Doç.Dr.Maksud Gülman koluma dokundu: “Ata yurdu burası.
