Vatan Öz

İstanbul’dan özel davetle gelen Oyun Atölyesi oyuncuları tarafından Güney Londra’da Thames nehri kıyısında sahnelenen Shakespeare'in Antony and Cleopatra adlı oyunu, "World Shakespeare Festival 2012" bünyesinde İngiltere’de yaşayan Türk Toplumuna, İngilizlere ve tiyatroseverlere gösterildi.

Bir ilklerin tiyatrosu olarak tanımlayabiliriz bu oyunu.

 İlk defa Türkçe olarak bir tiyatro Shakespeare Globe Theatre’da oynandı.

Aynı zamanda İlk defa bir Türk tiyatrosu Shakespeare Globe Theatre’da sahne aldı.

Bu ilklerin listesi uzun...

Shakespeare Globe Tiyatrosu’nun özelliği olan seyirci ve oyuncu ana teması açık havada doğal olarak işlendi.

Haluk Bilginer ve Oyun Atölyesi oyuncularıyla ile özel söyleşi yapma olanağına sahip oldum. Shakespeare Globe Tiyatrosu’unun sadece oyunculara özel resepsiyonunda yalnızca “Avrupa” vardı. Avrupa okurlarımız ve gazetemiz adına, Shakespeare'in Antony and Cleoptra adlı Oyununun Medya Sponsoru olmaktan gurur duydum.

2012 Kültür Olimpiyatı olarak da adlandırılan 2012 Shakespeare Festivali'nin Türkçe bölümüne sponsor olan Avrupa Gazetesi editörü olarak, Haluk Bilginer, Zerrin Tekindor ve Oyun Atölyesi sanatçıları ile konuştum. Ana konu Türkiye’de tiyatroların özelleştirilmesiydi. Zerrin Tekindor tamamen özelleştirmeye karşı olduğunu vurgularken İngiltere’deki devlet tiyatrosu ‘National Theatre’ ve Fransa’da ‘Comédie Fraçaise’ örneğini verdi. Gelişmiş ülkelerin devlet tiyatrolarının bütçelerinin yanında bizimkisi komik kalıyor vurgusunu yaptı.

Haluk Bilginer ise özelleştirme olmaz ama özerkleşme olsun diye öneri getirdi. Oyuna çıkmadan havadan para alan meslektaşlarını eleştirdi. Bilginer, ek olarak ‘Cleopatra’ karakterinin Shakespeare’in en güçlü ve başarılı kadın karakteri olduğunu belirtti.

Zerrin Tekindor ise  ‘Cleopatra’yı oynamak gerçekten zordu. Müthiş bir karakter, Shakespeare Globe Tiyatrosu’nunda ‘Cleopatra’yı  oynamaktan mutluluk duydum dedi.

Shakespeare Globe Tiyatrosu’unun özel resepsiyonunda Haluk Bilginer, Amerika’dan gelen Steve Rowland ile konuşurken şu soruyu sordu:

“Aşk var mı Aşk”

Haluk Bilginer, herkesin arabası, evi, parası ve lüks hayatı olabileceğini ve kimisinde de bunların fazlası olduğunu ama iş aşka gelince neredeyse hiçbirinde aşkın bulunmadığını söylerken adeta ayaküstü hayatın gerçekleriyle yüzleştiriyordu bizleri.  

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.